Kendi blogunu oluştur ;)
info |

hepsibirarada

bu bloğun bir hepsi bloğu olmasın istiyormusunuz??? yorumlarınızı bekliyorum

13oq7

en güzel grup hesi resimleri

543610612466d43448a68fzg2[1] 2000287_s[1] rupphepsii_yasemin-14 4 04we1jn3rq2[1] 3139841_s[1]

en güzel grup hesi resimleri

543610612466d43448a68fzg2[1] 2000287_s[1] rupphepsii_yasemin-14 4 04we1jn3rq2[1] 3139841_s[1]

ATATÜRK'LÜ BAYAN T-SHIRT LER

K0804_big_list_01[1]
K0503_big_list_01[1] K1108_big_list_01[1]

K0409_big_list_01[1] K0105_big_list_01[1] K0503_big_list_01[1]  BEN BU T-SHIRTLERİ ÇOK BEĞENDİM BU T-SHIRTERİ http://www.modernisttshirt.com

ADRESİNDEN BULDUM SİTEDE FİYATLARIDA YAZIYOR.BUNLARIN ERKEKLER İÇİN OLANLARIDA VAR.

İŞTE SİZE ATATÜR'ÜN BİLİNMEYEN YÖNLERİ...UMARIM BEĞENİRSİNİZ.ÇOK UĞRAŞTIM YORUM YAPARSANIZ SEVİNİRİM..

ATATÜRK'ÜN BİLİNMEYEN YÖNLERİ *1*

 

“ATA” LAFINI SEVMEZDİ
 
Atatürk" hitabını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir
konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak
almıştı.Kendisine ”Ata" diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.
EN SEVDİĞİ YEMEK ....
 
Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama canı istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.
 
EN BÜYÜK HAYALİ DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI
 
Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki
çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.
 
BAŞUCU KİTABI: "ÇALIKUŞU"
 
Binlerce kitabı vardı.
Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca
hatta cephede bile başucundan ayırmadı.
Reşat Nuri Güntekin'in ünlü “Çalıkuşu" romanını hep yanında taşır, her gün rastgele bir yerinden
açar, birkaç sayfa okurdu.
 
KABUL SALONUNDAKİ
AT YAVRUSU
 
Atlardan sonra en sevdigi hayvan köpekti.
"Fox" adını verdiği köpeği,
Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu.
Hayvanlara düşkünlüğü o
dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla
annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.
 
KÖŞKTEKİ GÜVERCİNLİK
 
Kuşları da çok severdi.
Çankaya Köşkü`nde
özel bir bakıcınin
ilgilendiği
güvercinliği vardı.
 
TAM BİR SALON ADAMI
En sevdiği dans valsti.
Müzik zevki çeşitlilik
gösteriyordu.
Klasik Batı
müziği dışında
Anadolu ezgilerini de
hayrandı.
GÖMLEKLERİNİN
TÜMÜ BEYAZDI
 
Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda Isviçre`de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük
edebilmek için
Beyoğlu`nda bir
terziye diktirilmeye
başlanmıştı.
 
DOLABINDA LACİVERTE YER YOKTU
 
Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.
Lacivert takım giymeyi sevmezdi.
 
ÖLÇÜLERİ
 
Boyu 1.74 idi.
Hayatının son dönemlerine kadar 76 olan kilosu
hastalığının
ilerlemeye başlamasıyla 46'ya kadar düşmüştü.
43 numara siyah rugan
ayakkabı giyerdi.
İçerik:
İnternet Arşivi
                                      BU SLAYTTAKİ BÜTÜN BİLGİLERİ ATATÜRK'ÜN BİLİNMEYEN YÖNLERİ 1 ADLI BİR SLAYTTAN ALDIM UMARIM İLGİNİZİ ÇEKER BEĞENİRSENİZ YORUM OLARAK YAZIN BU SLAYTIN 2.SİNİDE YAYINLAYAYIM.

ilerleyen günlerde....

ziyaretçilerim ilerleyen günlerde atatürk'ün bilinmeyen yönleri hakkında sitemde çok güzel bir yazı bulacaksınız ancak şu anda bu yazılar bir slayt  halinde olduğu içinyazıya çevrilerek düzenlenmesi gerekiyor bu yazıda atatürk'ün hiç bilmediğiniz yönlerini göreceksiniz;örneğin;atatürk'ün en  sevdiği yemeğin ne olduğu gibi....

GÜNÜN ŞİİRİ

30 AĞUSTOS

Bugünü adın gibi iyi bil, daima an,
Türk adında bir millet yok denildiği zaman.
Tarihler dize geldi ve şaştı bütün cihan,
Doğdu eşsiz bir güneş, o kurtardı vatanı.

Parlayınca kılıçlar, ufuklar kızıllaştı,
Ordu bir sel olarak bütün setleri aştı,
Türk, istiklal uğrunda kahramanca savaştı;
Bu 30 Ağustostur iyi bil, iyi tanı.

Çınlasın kulağında Dumlupınar zaferi,
Zaferi zaferle tat, çalış hiç kalma geri,
Hedefin yükseliştir, ey Türk genci ileri,
Eşsizliğe dönmeli bu vatanın her yanı.

Ramazan Gökalp ARKIN

BU GÜN 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI...

 GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ
   
Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
   
Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
   TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
   Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
   
Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.

Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
   Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

HAYVANLARIN BİLİNMEYEN ÖZEİKLERİ

  • Sümüklü böceklerin dört tane burnu vardır.
  • Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
  • Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
  • Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
  • Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
  • Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
  • Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.
  • Zurafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.
  • Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.
  • Timsahlar renk körüdür.
  • Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
  • bu lunapark oyuncakları gerçekkkk!!!! binmek cesaret ister.....

    78594xdgcw4vy[1] 78643bgifw3fb[1] 78778sxaww8jm[1]
    78635puwtw3ch[1]78776rwyvw2pc[1]